2 Temmuz 2013 Salı

Dinlenmek ne güzel olurdu!!!!

Yoğun bir şekilde çalışmaya devam. Yazın yoğun çalışmaları hiç sevmiyorum. Dışarıda güneş, çiçek, böcek bolluğu varken ofise tıkılmak çok zor geliyor. 

Bende kendimce doğayı ofise taşımaya çalışıyorum. 
İş yerinin bahçesinde bulabildiğim çiçeğe benzer ne varsa, hemen masaya iliştiriyorum. Tabi birde menekşe tutkum var. 
Bu resimdeki sadece bir tanesi. Bunun dışında 5 tane daha var ve hepsine gözüm gibi bakıyorum. 
Bu çiçek ayrı bir şey ya, girdiği ortamı hemen değiştiriyor. Tabi birde olmazsa olmazımız yaramaz bademi de unutmamak lazım. 

Evde olup, çarpı işi yapmayı, dikişle uğraşmayı özledim..

İnşallah benim için daha sakin günlerin gelmesi dileklerimle.

Sevgiler..





6 yorum:

  1. Bahçede olma imkanınız olmasa bile çalıştığınız yeri canlandırabilmek ne güzel ama. Kim uğraşır ki, işimi yapayım bitsin geçsin gün der insan. Ama bir çiçek bile nasıl içinizi açıp coşturuyordur sizi.

    Bloğunuzun adını da, içindeki yazıları da çok sevdim, sık-sık bu bahçeye uğrayacağıma eminim.
    Gülümseme ile bir merhaba diyorum ilk defa size :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Size de kocaman bir merhaba ve hoşgeldiniz :) Çok teşekkür ediyorum güzel sözleriniz için. Tek bir dal ile bile nasıl coşuyorum anlatamam ;) Sevgiler..

      Sil
  2. Amanınnn Badem bahçede çalışmaya başlamış bile :)
    Doğayı pencere kenarında bile yaşatmak mümkün ,ya da sizin yaptığınız gibi küçücük bir saksıda. Her ne şekilde olursa olsun doğa insana huzur veriyor değil mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Nilgün hanımcığım, insan yeter ki istesin ve sevsin. Yoksa doğa ve hayvanlar bize çoktan kucak açmış durumda. Bademde çok çalışkan çok :)))

      Sil
  3. Minik bir bahçemiz var ve o bahçede 4-5 ağaç :) siz nasıl menekşeleri seviyorsanız bende sardunya ve ortanca delisiyim. Renkleri beni mestediyor :)
    Ve bende evde olup çiçekler, kitaplarım ve hobilerimle uğraşmayı çok özledim. Öyle yoğunki iş ve özel yaşam hiç bir şeye zaman kalmıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar şanslısınız. Bir çiçeğe bakmak, renklerini görmek bence büyük lükslerden biri. Çünkü, her tarafımızı beton yığınları sarmış durumda. İşte iş yoğunlukları da fazla olunca, insan bunalıyor. Zaman kısıtlı gerçekten.. Bazen insan kendisine ait özgürce bir yarım saati bile özler oluyor maalesef...

      Sil